“Fonksiyonel Tıp Hekimliği” diye yeni bir tıp dalı ve dudak uçuklatan ücretler

by Editor | Perşembe, Eyl 24, 2020 | 296 views




Bu insanoğlu hakikaten çok ilginç bir yaratık; Eline fırsat verildi mi, tuttuğunu öpmeden bırakmıyor. Yok canım, çok da kaba bir tarif filan değil. Hepimiz de biliyoruz esasında öyle olduğunu. Çoğumuz defalarca şahit olmuşuzdur buna. İnsanoğlu bu, yapar mı yapar vallahi… Hem de göz kırpmadan. Yeter ki menfaat ve “çil çil banknotlar” söz konusu olsun.

Şimdi buraya kadar normal hani, zira insanız hepimizin dindirilemez arzuları, ihtirasları var vs. Fakat, bu konu insan sağlığı ve hayat kurtarmak için yemin eden doktorlarla irtibatlı olduğunda doğrusu ne kadar etik bilemiyorum …. Yok yok, “bilemiyorum” demeyeyim… kusura bakmasın kimse. Yalnızca, “AZ İNSAF, gözünüzü Allah doyursun” diyeyim en iyisi. Yahu gerçekten de insaf, bakın ne deneyimledim az önce:

Birkaç gün önce çok değerli bir doktor kardeşimle görüşürken mevzu açıldı ve kendisi şöyle dedi; “Hocam, fonksiyonel tıp diye bir dal oluştu, son senelerde. Hiç malumatınız var mı?”. Ben de olmadığını belirtince beni kısaca bilgilendirdi ve doğrusu aklım da yattı.

Zira bu bahsedilen dalın alternatif tıp gibi değil de tamamen bilime ve verilere dayandığı anlaşılıyordu. Kısaca ifade etmek gerekirse, konuyla ilgili bir web sayfasında belirtildiği üzere aşağıdaki şekilde tarif ediliyormuş bu tıp dalı:

“Fonksiyonel Tıp, vücut fonksiyonlarındaki bozulmaları saptamaya, saptanan bozuklukları bireye özgü ve sistematik olarak düzeltmeye yönelik bütüncül bir yaklaşımdır. Tamamı tıp fakültesinin ilk yıllarında öğretilen biyokimya, fizyoloji ve fonksiyon bozukluklarını içeren fizyopatoloji konularının sistematik olarak irdelenmesidir.” Diğer bir anlatımla da şöyle ifade ediliyor: “Fonksiyonel Tıp, her kişi için hastalığın ortaya çıkış sebebini yani ana nedenlerini inceler ve bilimsel temellere dayanır. Hastanın verileri dikkatlice toplanır, hastaya özel bir tedavi planı yapılır.”

Özetle çeşitli organ ve fonksiyonlar arasındaki ilişkileri de göz önüne alarak bir program dahilinde tedavi yapılıyor, anladığımıza göre.

Buraya kadar da gayet iyi… Zira bugün doktor dedin mi, seri üretim yapar gibi doğru dürüst bir fiziksel muayene ve hatta açıklama yapmadan seansını tamamlayıp hastayı resmen gönderen (haydi sepetleyen demeyelim de ayıp olmasın) tıp insanlarından bahsediyoruz. Halbuki eskiden doktor denildi mi (iyilerini görenler bilir) hastanın en ufak ayrıntılarını bile sorar araştırır ve üşenmeden doğru dürüst bilgi verirdi. Şimdi ara ki bulasın böylesini.

İşte onun için bu fonksiyonel hekimlik denilen kavrama takılıp, bunlarla temas etmeyi ve de gerekiyorsa tedavi görmeyi düşündük. İnternet üzerinde web sayfası vasıtasıyla 2 tanesini tespit ettik; Biri İzmir, diğeri de (belli ki daha önceden bayağı yol almış ve düzenini kurmuş) İstanbul’da olmak üzere bunlarla temasa geçtik.

Ufak bir giriş sohbeti neticesinde bir de ücret soralım dedik. “Keşke sormaz olaydık” derler ya hani, işte aynen öyle.

İzmir’deki hanımefendi tanışma (yani ilk) muayene ücretinin 1000 TL olduğunu ve ondan sonra da gidişata göre 2-3 ayda bir 500 TL vs olacağını (yanlış hatırlamıyorsak eğer) belirtti. Bu arada değerli doktor hanım “taksimetreye mi bağlanacağız” sözüne çok alındı. Hatta, neden bu kadar yüksek ilk tanışma ücreti dediğimizde doktor hanım “Burası da müessese, ayakta kalması gerekir” tarzında bir ifadeyle yanıt verdi.

İstanbul’daki doktoru (firma olmuş artık gerçi) aradığımızda ise gerçekten de daha da büyük bir sürprizle karşılaştık. Burada da ücretin 3200 TL olduğu söylenince zaten nutkumuz tutulduğundan başka soru soramadık desek yeridir.

Bunların neticesinde ne oldu pekiyi? Bizim bir fonksiyonel tıp hekimi görme hayalimiz suya düştü. Zira gerçekten bunu normal bir vatandaş olarak kaldırabilmek pek de mümkün olmasa gerek. İnsan merak ediyor gerçekten de; Bu arkadaşlar (başlarında prof. ünvanı bile olsa) neden bu kadar yüksek (fahiş demek istemiyoruz tabii ki, yakıştıramadığımızdan) tutarlar ki bu ücretleri? Hammadde dolara göre zam mı gördü ne oldu be kardeşim? Nedir bu doyumsuzluk? İnsaf nerede pekiyi?

Nedeni basit; İnsan hırsı ve doymazlığı, her zaman ve her yerde en üst seviyede ve zirve yapmış durumda, maalesef. İşte böyle bir deneyimi sizlerle paylaşalım dedik. En azından sizin de merakınız kabarırsa bir gün bu konuyla ilgili, fiyatları duyunca şok olmazsınız.

Sevgiyle kalın, insafsızların eline kalmayın ama.

Like it? Share it!