Published On: Cts, Eyl 7th, 2019

İnsan Portreleri; vicdan, kin ve nankörlük




İnsan denilen yaratık hakikaten de çok ilginç. Yaradan öyle bazı özellikler vermiş ki “kötü kullanıldığında yerküreyi bile yok edebilir” – nitekim korkumuz da bu değil mi “Bir nükleer savaşta acaba dünyanın sonu gelir mi” diye?

İnsanın taşıdığı en tehlikeli özellik “ego” denilen özelliktir hiç şüphesiz. Esasında egodan iyi ve olumlu yararlanılsa bir zararı yok. Yani kişi egosunun farkında olarak bunu gereken yerlerde frenlemeyi bilebilse sıkıntı yok. Ama biliyoruz ki pratikte böye olmuyor maalesef. Diğer tehlikeli özellikler de şüphesiz ki kin, nankörlük ve de vicdan durumunda sıkıntı. Bu durumlarda da etrafa ve hatta kendine zarar yazabiliyor insan.

Bu yazıyı yazmamın sebebi yakınlarda deneyimlemek zorunda kaldığım bir olayı paylaşmak.

SEFERİHİSAR ve SIĞACIK bölgesinde faaliyet gösteren düzgün ve iyi hizmet veren, iyi ilişkiler kurabilen esnafı kendimize ait web sayfalarımızda ÜCRETSİZ tanıtabiliyoruz. Onlarla ilgili bir sayfa yaparak kendi web sayfamızda yayınlıyoruz. Dolayısıyla Google aramalarında daha kolaylıkla bulunmalarını ve bunun da işlerine katkı olmasını hedefliyoruz. Bu esnafin içinde tekne turu yapanlardan tutun da, berbere kadar birçok iş sahibi mevcut. Tabii ki her isteyen esnafın tanıtımına katkıda bulunma gibi bir yükümlülüğümüz ASLA yok. Bu bir bakıma bizim subjektif değerlendirmemiz olmuş oluyor. Önemli olan kısım da şu ki sitemizde yazdığımız bu yazılar için KATİYETLE bir ücret almıyoruz. Böylece tüketici de Google aramalarında bu arkadaşlara ulaşabilme şansını arttırıyor.

Hal böyleyken, kısa süre önce tanıtımına tam bir yıl boyunca yine böyle ve  TAMAMEN ÜCRETSİZ (hediye) olarak katkı verdiğimiz bir esnafı sayfamızdan çıkarma ihtiyacı duyduk ve gereğini de yaptık – Dikkat: hiçbir angajman ve mecburiyetimiz yoktu zaten bu konuda (öyle uygun gördük)

Söz konusu kişi bunun farkına vardığında tarafımıza derhal sosyal medya mesaj yoluyla ulaşıp saygı sınırının da dışına çıkarak bizi “gerçek yüzümüzü göstermek, başkasının verdiğini kendi verdiğine veya vermediğine tercih etmek (başkasının verdiği neyi vermedik biz ifadesiyle), takıntılı ve kaprisli olmak” gibi ifadelerle bayağı bir payladıki bu kişi bizi ya bir ya da 2 kere aramıştır bir yıllık zaman diliminde (Bu arada küfür vs yok).

Biz yine de bu kişiye “kendisine yapmış olduğumuz web sitesi ile ilgili olarak ihtiyacı olduğu takdirde yardımcı olabileceğimizi” de belirttik bu arada ve “gerek olmaz” cevabını aldık.

Hikayenin “esas kısmı” burada başlıyor bu arada.

Kısa bir müddet sonra söz konusu web sayfamıza (yani söz konusu arkadaşı da daha önce tanıttığımız ve sonradan çıkardığımız ve başka arkadaşların olduğu tanıtım sayfamıza) hacker/spam atakları başlatıldı. Buradaki gaye aynı sayfaya çok kısa sürede çok talep göndererek Google’ın bunu spam olarak algılaması ve dolayısıyla söz konusu sayfayı sıralamalarda aşağı çekmesi. Bunun tedbirini aldık ama zararını da görmedik değil. Sayfa hakikaten de Google sıralamasında aşağı doğru geldi. Böylece bunu yapan kişi bir bakıma gayesine (kötülük ve zarar verme amaçlı) ulaşmış oldu – Tabii “sayfada bedelsiz tanıttığımız diğer esnafın da zarar görmesi” pahasına.

Bir müddet sonra ise araba sürerken bir telefon geldi; “Beyefendi, İzmir Maliyesinden arıyorum. Siz vergi dairesine kayıt olmadan web sitesi yapıyormuşsunuz. Hakkınızda ihbar var. Gelip ifade vermeniz lazım” diye. Uzatmayalım İzmir Maliyesine gittik ve yetkiliyle görüştük. Orada anladık ki, bizi “Web sitesi yaptı faturasını vermedi” vs. diye şikayet etmişler esas olarak. Bunu duyunca kimin bu işin arkasında olduğu konusunda en azından bir fikrimiz oluştu (daha önceki olayla da birleştirince). Hatta memura “şu işi yapıyor değil mi ihbar eden kişi” deyince, kendisi de “ben birşey söylemedim, gidip çatmayın lütfen” vesaire şeklinde ifade kullandı.

Vergi dairesine kayıt olurken daha önceki eksiklerimiz için (ceza) ve de kayıt masraflarıyla ilgili olarak makul tutarlar ödemek durumunda kaldık doğal olarak. Gereğini yaptık yani, sıkıntı yok.

Tabii bizim çatmak filan gibi bir niyetimiz zaten yoktu. Ama şunu bir kere daha gördük; İnsan gerçekten de çok rahat “haksızlık ve nankörlük” yapabiliyor – üstelik kendisine ciddi şekilde bilabedel destek vermiş yarar sağlamış birisine de yapabiliyor bunu.

Hikayenin güzel tarafına gelirsek eğer, bu kişi (her kimse) bize kötülük yapmaya çalışırken (ki kendi çapında yapmış oldu da) bir taraftan istemeden de olsa iyilik de yapmış oldu. Vergi dairesine kayıt olmuş olduk ve bundan böyle bazı faaliyetlerde bulunabileceğiz, “yasanın gereğini yerine getirerek”.

Kıssadan hisse nedir pekiyi? Demişler ya, “her işte bir hayır vardır” diye (hatta her şerde bir hayır vardır), gerçekten de böyle hayat. Belirtmekte fayda var ki bu yazıda (yazıda refere edilenler dahil) kimseyi suçlamıyoruz. Yalnızca yaşadığımız olayları bir araya getirerek bazı düşünceler oluşuyor kafamızda tabii – Hepsi bundan ibaret.

Hepinize sevgilerle… Bize kötülük yapmaya çalışan kimse Allah selamet versin.

Bir yorum bırakabilirsiniz

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>