Published On: Paz, Şub 17th, 2019

İzmir için demokrat, liberal bir başkan adayı ve “övgü ve tenkit” kültürü





Çok ünlü bir deyiş var ya; “Olduğun gibi görün veya göründüğün gibi ol”İşte bunun farkında olabilen ve yaşamında da uygulamaya koyabilen insanlara gerçekten de hayranlık duymamak mümkün değil. Üstelik, günümüzde çok az sayıda bu tip insan görebildiğimiz de göz önüne alınırsa bu tespit daha da kuvvetli bir anlam kazanıyor bizce.

Bu tespitten sonra bahis konusu etmek istediğimiz hususa geçelim, izninizle. Malum, yerel seçimler yaklaşıyor ve adayların belirlenme süreci yavaş yavaş sona geliyor. Bu arada “İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı kim olacak?” sorusu da bayağı bir gündem işgal etti ve sonunda Seferihisar Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer CHP yönetimi tarafından bu pozisyona uygun bulundu. Öncelikle,  hayırlı olsun diyelim yürekten.

Doğaldır ki, bizlerin de görüşleri mevcuttur vatandaş  – ve üstelik Seferihisar sakini – olarak bu konuda ve bunları burada naçizane paylaşmakta bir mahzur görmüyoruz, dürüst bir birey olma iddiasıyla.

Öncelikle Sayın Tunç SOYER gerçekten de oldukça kuvvetli bir altyapıya (okul, daha önceki deneyimler, yabancı dil) ve vizyona sahip bir şahsiyettir. Bunu kim inkar ederse ciddi anlamda haksızlık olur bize göre. Zaten son olarak CNNTÜRK mülakatında da açıklıkla görülmüştür bu değerleri.

Kendisi, ilerici vizyonu ve yaptığı tanıtım/tutundurma (promosyon) faaliyetleri (cittaslow ünvanının alınmasıyla başlayan süreç) sayesinde SEFERİHİSAR’ı Türkiye’de pek çok insanın bilmediği bir kasaba konumundan neredeyse dünyanın birçok ülkesinde tanınan ve ülkemizde de “yaşamak için en popüler yerlerden biri olan ilçe” konumuna taşıma başarısını göstermiş bir yöneticidir. Bu başarının hakkını öncelikle teslim etmek gerekir.

İyi de, bunun kime faydası oldu diye sorulursa eğer, cevabı “öncelikle buranın yerel halkına”  şeklinde olur. Zira bu sayede bu ilçenin yerel halkının – en azından eskiye kıyasla – ciddi şekilde zenginleştiği görülüyor. Diğer taraftan, medya vesaire ortamında Seferihisar’ın bir sakin şehir (yani cittaslow) olduğunu, burada yaşamın daha kolaylaştığını duyan bizler gibi kişiler de yurdun birçok yerinden buraya gelerek yerleştiler ve itiraf etmek gerekir ki özellikle İstanbul ve Ankara gibi kaosun gittikçe arttığı ortamlardan sonra oldukça huzurlu bir ortama kavuşmuş oldular.

Şimdi, eğri oturup doğru konuşmak gerekirse bunları başarmak hani halk deyişiyle her babayiğide nasip olmaz; Bunun için bilgi, görgü, vizyon, cesaret ve çalışma gerekir – hatta şans bile. İşte Sayın Tunç Soyer bu nedenlerle övgüyü katiyetle hak etmiştir.

Tabii, bir de tenkit edilen yönleri vardır başkanın, hem de oldukça önemli hususlarla ilgili olarak; Bunlardan en önemlisi ilçenin birçok arazisini satarak kaynak sağlamış olmasıdır, örneğin (özellikle muhalifler ve yerlilerden gelen tenkittir). Tabii bu arada kendisinden önce gerçekleşen ve yönetimi devraldığında kucağında bulduğu katmerli borçları da unutmamak gerekir, haksızlık etmemek açısından. Onun için, bu husus hesaplar doğru dürüst ve tarafsız denetçiler tarafından incelenmeden bir suçlama ve hatta iftira unsuru olarak kullanılamaz bize göre. Böyle bir şey haksızlık hatta belki de iftira vasfını kazanabilir eğer gerçek farklıysa.

Bir diğer tenkit de “ilçenin çarpık yapılaşması” iddiası ile ilgilidir. Bu konu bilgimiz dahilinde olmadığından bizi aşmaktadır. Fakat, keşke ilçenin otantik görünüşü bu kadar bozulmasaydı diyebiliyoruz en azından. Bunun cevabını tabii ki en iyi şekilde başkan verebilir – vermeldir de.

Bizim kendisine yönelteceğimiz tenkit ise başka bir alandadır; Öyle düşünüyoruz ki, başkan genel olarak çok daha dikkatli, “samimi ve adil” bir yönetim gösterebilirdi. Birçok kereler çeşitli şekillerde (Twitter, Facebook  dahil) kendisine ulaşılmış olmasına rağmen bazı eksik ve ihtiyaç duyulan hizmetleri “sanki” kulak arkası etmiş gibi göründü bizlere. Bunun en somut örneği Seferihisar’ın bir beldesi olan AKARCA semtine Belediye tarafından götürülmeyen hizmetlerdir – ki bunun en başında çevre düzenlemesi ve daha da önemlisi delik deşik olan yolların bir türlü layıkıyla ve devamlılık esasıyla bakım görememiş olmasıdır. Değerli Başkan kusura bakmasın ama bizler bunu unutmuyoruz ve unutmayacağız. Bu husus, bu ihmal yapılırken düşünülmeliydi, böyle değerli bir yönetici tarafından. Tabii ki yolları da başkanın gelip kendi yapma durumu söz konusu değildir. Fakat kendisine bilgi aktarıldıktan sonra emrindeki personele bu işi halletme talimatı verebilir ve bunu takip edebilirdi. İşte bu görevin layıkıyla yapıldığını maalesef göremiyoruz.

Sırası gelmişken burada önemli bir hususu daha paylaşmak isteriz doğrusu. Kendi konularında bilge adamlar olarak görebileceğimiz değerli yönetim ve siyaset uzmanları genellikle derler ki “Aman, iş hayatınızda ve kariyerinizde yakın akrabalarınızı – tabii ki en yakınlar başta olmak üzere – mümkün olduğunca kendi alanlarınızın dışında tutun. Zira, gün gelir onlar kanalıyla bile yıpratıldığınızı görebilirsiniz. Bu ise hem size ve hatta hem de onlara zarar yazabilir. Üstelik, insanların ağzı torba değildir  büzesiniz malum, gün gelir – çok da sürmeyebilir – sizi yıpratabilecek en zayıf halkanız haline gelebilir o “YAKINLAR”. İşte böyle de prensiplerden bahsedilmektedir, bu tip süreçlerde göz önüne alınılması gereken.

Şimdi gelelim SADEDE; Biz değerli başkanın FACEBOOK sayfasındaki bir promosyon 🙂 paylaşımının altına yukarıda belirttiğimiz hususları ilave edelim dedik. Tabii görüldüğü üzere burada tenkitten çok övgü bile mevcut olup hakaret veya kötü söz ise asla içermemektedir. Üstelik düşünüyorduk ki “başkan demokrat ve liberal kişiliğe sahiptir” ve olumlu tenkitin ne kadar değerli olduğunun da (kendi ifadesi) bilincinde olan farkındalık sahibi bir şahıstır ve dolayısıyla tespitlerimizden alınmaz.

Fakat, maalesef öyle olmadı ve bir baktık ki “bizim, söz konusu paylaşımın altına yorum yapmamız engellenmiş”.  Kendisine özel mesajdan yazdığımızda ise, ya kendisi ya da personeli aşağıdaki mesajı paylaştılar yalnızca;

Merhaba, öncelikle mesajınız için çok teşekkür ederim. Asıl önemli olan eleştirilerinizdir ve benim için çok önemlilerdir. Çünkü eleştiri kültürü kişiyi, yönetimleri, kurumları geliştiren bir kültürdür. Sorunların hepsi kayıt altına alınmakta olup, seçimden sonra değerlendireceğim.

Tabii yukarıda yazdıklarımız göz önüne alındığında bu durum üzücü ve ayıp olmakla birlikte, değerli başkanın OLDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ, yani göründüğü kişilikle pek de uyum sağlamamış bulunmaktadır, doğrusu.

Şüphesiz ki, “bizce” böyle… “YA SİZCE” değerli Başkan?

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Bu satırların yazarının Değerli Başkan veya İlçe Belediyesi ile hiçbir özel ilişkisi olmadığı gibi hiçbir özel menfaat talebi vesaire de uzaktan yakından söz konusu olmamıştır. Bu yazı tamamen icraat ve Akarca’ya götürülen daha doğrusu götürülmeyen hizmetlerle ilgilidir. Yarar veya işbirliği ilişkileri içinde olan bazı kişilerin nasıl cengaver gibi gayret sarfettikleri ise zaten şu anda da ortam yakından takip edildiğinde açıkça görülmektedir. Bu bilgiyi de paylaşmadan geçmemekte yarar vardır.



Bir yorum bırakabilirsiniz

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>