Plaj magandaları ve Başkan Soyer’e “Mektup”



Değerli Başkan Tunç Soyer,

Seferihisar ve beldeleri için üstün gayretlerinizi görüyor ve Seferihisar (Akarca) sakinleri olarak takdir ediyoruz.. Tabii ki gönül çok daha fazla şeyin daha kısa sürede yapılabilmesini arzu ediyor..

Zaten, her şey bir yana bu ilçeye “CITTA SLOW” (Sakin Şehir) ünvanını hem de Türkiye’de ilk defa getirerek ne büyük kazanımlara ön ayak olduğunuzun da farkındayız..

PLAJDA İZMARİTLER

PLAJDA İZMARİTLER

Zira bu çok yerinde hamleniz olmasaydı hiç şüphesi ki bugün hala Seferihisar diye bir ilçemizin varlığından Türkiye’de (belki biz de dahil) çok kişinin haberi bile olmazdı.. Halbuki bugün Avrupa’da ve dünyada bile birçok insan bu güzel beldeyi tanıyor ve hatta ziyaret ediyor.. Hiç şüphesiz ki bunlar da yerel esnafa, köylüye ve hatta ülkemize gelir ve kazanım olarak geri dönüyor.. Bunun için burada yaşayan herkes adına sizlere bir kere daha teşekkürlerimizi sunuyoruz..

Bütün bunları belirttikten sonra maalesef ülkemizde bilinçlenme eksikliği ile paralel olarak pek de umursanmayan ama esasında medeniyet seviyesi göstergesi olarak gerçekte çok büyük ve önemli bir konu teşkil eden “çevreyi koruma, temiz tutma” meselesine değinmek istiyoruz.

Belediye kendisinden beklenen şekilde bir takım plajları halkın hizmetine soktu bu yaz… Bir kere daha teşekkürler buradan..

Pırıl pırıl, şezlonglar, hasır şemsiyeler, tabii ki kum, duşlar vesaire gerekli her şey belediye tarafından sağlandı ve plaj eksiksiz olarak hizmete sokuldu..

Gel gör ki “kadir ve kıymet bilmez” birçok “vatandaş” her zaman olduğu gibi burada da medeniyetsizliğini göstermeye ve ispat etmeye devam etti ve de ediyor..

Adam (??) plaja cümbür cemaat (veya yalnız) geliyor.. Bir güzel eğlenip tadını çıkarıyor.. ve sonra toparlanıp gidiyor.. Bir de bakıyorsunuz ki arkasından sanki “harp” olmuş” oturduğu ve kullandığı yerlerde.. Her tarafta çöpler, yerlerde kuruyemiş artıkları ve EN BETERİ DE “SİGARA İZMARİTLERİ” HER TARAFTA.. Sigarayı içip kuma gömüyor… Hatta daha da beteri var; Birayı içmiş şişeri yerde patlatıp kırmış.. Adamda düşünce filan yok “Ya çoluk çocuğun ayağına batarsa” filan diye.. Zaten Vicdan filan hak götüre..

Nasılsa her taraf arkadaşın çöplüğü ya.. Üstelik de uşak ve hizmetçileri gelip arkasından temizler mutlaka (ki onları da köyden getirmiştir).. Pisle pisle bırak git…

Düşünce filan hak götüre; “Benden sonra burayı yine bir vatandaş kullanır mı acaba? Küçük çocuklar kumda oynarlar mı?” vesaire.. Halbuki çöp kutusu ve sigara izmarit kutuları iki adım ötesinde.. Ama, işte medeniyet dedikleri şey bilmem kaç bin dolara yükselmesiyle olmuyor milli gelirin, maalesef.. Eğitimle oluyor ancak.. Evde ve okulda – ve hatta toplum içinde, böylelerini uyarıp ayıplayarak..

Velhasıl, değerli Başkan bizler bu beldenin sakinleri olarak bu “MAGANDALIK” durumundan çok muzdaribiz.. Acaba bu insanları uyarmak için ilave bazı önlemler alınabilir mi? Örneğin, göze “batacak” tabelalar koyarak (lütfen çöplerinizi kuma atmayınız filan gibi).. veya bir müfettiş her gün plajları dolaşarak elinde megafonla insanları uyarabilir mi, “Sayın misafirler lütfen….” filan diye, vesaire vesaire.. Her ne şekilde olursa olsun bu insanların (diğer birçok konuda olduğu gibi şüphesiz) bir şekilde eğitilmesi gerekiyor, herhalde..

“Kardeşim, bunu da mı bizden bekliyorsunuz?” diye sorarsanız gerçekten de üzülürüz.. Zira, evet sizin gibi, potansiyeli büyük ve değerli yöneticilerden (hele elinde şu anda belediyenin kadro ve ekipman imkanları da olduğuna göre) beklemeyeceğiz de, nereden ve kimden bekleyeceğiz bu desteği ve hizmeti? Şu anda ne olduğu belirsiz, çarık çürük Milli Eğitim sisteminden filan mı? (maalesef)

Ne olur ve lütfen bu konuya da biraz kafa yorarak daha öteye alınabilecek önlemler varsa eğer bunları almaktan imtina etmeyiniz.. İnanın ki, en az cittaslow markasını bu ilçeye getirmiş kadar çok hizmet etmiş olursunuz.. Malum ya eğitim Allah indinde de en büyük sevap alan eylemlerden biridir..

Sevgilerle

Editör

Like it? Share it!