Published On: Sal, Şub 12th, 2013

Seferihisar’da “İyi Tarım Uygulamasına” devam




Türkiye bundan yıllarca önce dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biriydi..

Ülkemizde elde edilen mahsul halkımızın her türlü gıdasını karşılamaya yettiği gibi üstüne üstlük ihracata da yeterli mal ayırabilir durumdaydı bu topraklar..

Sonra bir gün Avrupa Birliği denilen bir furya başladı.. Çok matah bir şeymiş ve buraya girersek canımız kurtulacakmış gibi bin bir türlü tavizi/ödünü vermeye hazır olarak bir tutam havucun peşinde koşmaya başladı bu devlet..

Yönetimler, ya elin adamının bu ülkeyi sahip olduğu düşük eğitim ve gelişmişlik düzeyi ile bu sisteme kapıcı diye bile almayacağını bilemeyecek kadar cahil, saf, ileri görüş yoksunu idi, ya da bunu propaganda malzemesi olarak kullanacak kadar iyi niyetten yoksundu.. Yani halkı kandırmıştı..

Zira, yıllar boyu AB denilen bu Hristiyan Birliği bizlerden her türlü fedakarlığı bekledi.. Bir sürü menfaatlerimizden vazgeçmemizi dikte etti, şart koştu.. Bu ülke de bunların her türlü şartına “boyun eğdi”.. Netice ne oldu? Hatice… Hiçbir şey..

Bu nerdeyse tek taraflı ortaklığın bizim için tek yararı kendimize medeniyete giden yolda demokrasi, insan hakları vesaire açısından biraz çeki düzen vermiş olmamız oldu..

Şimdiyse, bu menfaatler topluluğu Hristiyan birliği ekonomik açıdan yerlerde sürünürken, birbiri ardına nerdeyse iflas ederken, Türkiye bir anda yeniden kıymetli oluverdi.. Hatta kuvvetli ekonomisi dolayısıyla ülkemiz bazıları tarafından topluluk için bir umut kaynağı olarak filan lanse edilmeye başlandı bazıları tarafından..

Ey Allahım, ne günler görecekmişiz meğer.. Şu atasözü tam da denk geliyor; Ne oldum deme ne olacağım de..

Evet bu kısa girişten sonra diyebilirsiniz ki “Ne alakası var kardeşim bunun iyi tarım uygulamalarıyla.. Nereden aklına geldi şimdi AB’ nin bize attığı kazıklar?

Bir fıkra vardır hani; “Ne aklıma gelmesi kardeşim.. Hiç aklımdan çıkmıyor ki” diye biter.. Bu da böyle biraz..

Türkiye’de tarımın da içine edildi, bu yaptırımlar ve empozeler neticesinde.. İşte oradan aklımıza geldi..

Türk çiftçisi ölmüş, gebermiş.. kimsenin umurunda olmadığı için geldi.. Önemli olan patronun (AB) ne dediği ve ne istediği olduğu için tarımımız dibe vurdu.. Saman bile ithal eder hale geldik.. İşte bunun için aklımıza geldi..

Bu arada, her ne kadar garibim yeni nesiller biraz bihaber olsa da eskiler çok iyi bilir ki bundan 20-30 yıl önce domatesi elimize aldığımız zaman, onu kesip bir parça ısırdığımızda domates yediğimizi anlardık.. Kokusu, lezzeti, suyu her şeyi ile mis gibi domates yiyebilirdik.. Şimdi öyle mi ya? Domatesi al marketten.. Gel eve.. Kızdığın adam varsa kafasına taş diye vur onunla.. Mutlak kafası yarılır.. Yemek için kestiğinde içi yemyeşil nerdeyse odun gibi sert vesaire vesaire .. İnsanın iştahı kaçar görünce..

İşte, bütün bunlar maalesef bu ülke sözde modernleşme sürecine girdikten sonra başladı.. Onu ek bunu ekme.. Şu suni gübreyi kullan, bunu kullanma, şu hormonlu vitamini ilave et.. vesaire vesaire..

Ondan sonra da adı adım hem çiftçinin hem de mahsulün içine “tam tabiriyle” ettiler..

Şimdi, İYİ TARIM UYGULAMALARI denilen bir kavram ve uygulama var. Bu uygulamalar organik tarım başlıkları altında toplanıyor.

Buna göre bugün dünyada ürün kalitesini arttıramıyorsanız, tarımda yok oluyorsunuz. Var olmak için de kaliteyi arttıracak çareler bulmak zorundasınız. Aksi takdirde ne yurt içinde ne yurt dışında rekabet gücünüz olamıyor ve ne yetiştirirseniz yetiştirin emeğinizin karşılığını alamıyorsunuz.

Uygun üretim tekniklerinin uygulanması, insan sağlığı ve ekolojik yapının korunması amacıyla başlatılan bu yeni anlayışı uygulayan belediyeler arasında SEFERİHİSAR Belediyesi başı çekiyor.

Seferihisar Kalkınma Kooperatifi’nin (SEFEKO) çatısı altında başlatılan “İyi Tarım Uygulamalarında“ yapılan denetlemeleri geçen 39 üretici İyi Tarım Uygulamaları Sertifikası almaya hak kazandı. Seferihisar ve köylerinde yaşayan çiftçilere sertifikaları Belediye Kültür Merkezi’nde yapılan törenle Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından verildi.

Törende konuşan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer şunları söyledi;

“Bugün dünyada ürün kalitesini arttıramıyorsanız, tarımda yok oluyorsunuz. Var olmak için de kaliteyi arttıracak çareler bulmak zorundasınız. Bunlar da iyi tarım uygulamaları, organik tarım başlıkları altın da toplanıyor.

Bugün bizim bu yolculuğumuz 39 üreticiyle devam ediyor ama kaçınılmaz olarak büyüyeceğiz, çoğalacağız. Aksi takdirde ne yurt içinde ne yurt dışında rekabet gücümüz olmayacak ve ne yetiştirirsek yetiştirelim emeğimizin karşılığını alamayacağız. Sizler bu işin öncülerisiniz, işin bilincine daha önce vardınız. Hepinizi tek tek tebrik ediyorum. Bu yolculukta size öncülük eden SEFEKO’ya ve yönetim kuruluna çok teşekkür ediyorum”.

Konuşmaların ardından Başkan Soyer tarafından 39 üreticiye teker teker sertifikaları dağıtıldı.

12.02.2013
EDİTÖR

Bir yorum bırakabilirsiniz

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

code