Published On: Pts, Tem 20th, 2015

Seferihisar’da Hayvan Barınağı ve Tunç Soyer’e karşı uygulanan “seviyesiz” kampanya




SEFER-SOYER-BARINAK-2
Bugün Facebook sayfamızı açtığımızda Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yayınlamış olduğu bir mesajla karşılaştık. Tunç Bey, “bayram süresince hayvan barınağındaki eksiklerle ilgili olarak kendisine karşı bir linç kampanyası başlatıldığını” belirtiyordu mesajında.. Üstelik de gönderilen mesajların çok ağır “hakaretler ve hatta zalimce beddualar” içerdiğini de ekliyordu – ayrıntılar aşağıdaki linkte okunabilir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor bizce; Seferihisar Belediyesi’nin hizmet açısından bazı oldukça önemli eksiklikleri mevcut olmakla birlikte yine de birçok diğer belediyeye nazaran olumlu tespitleri de hak etmektedir.

Hepsini bir kenara bıraksak bile Sayın Soyer’in bu ilçeye kazandırmış olduğu CITTASLOW (sakin şehir) etiketi dahi başlı başına bir performans olmuştur. Nedeni ise çok basit; Eğer böyle olmasaydı bu satırların yazarı bile muhtemelen burada yaşıyor olmayacaktı bugün (bu yazı da olmazdı). Yani birçok insanımız bu ilçeye neden gelip yerleşti? Sakin şehir olarak tanınmaya başladığı için.. (Tabii ki birçok eksik ve yanlışlıkları unutmuyoruz)..

Diğer taraftan keza buraya bu kadar çok insan gelip yerleşmese, İzmir ve civarından insanlar akın akın gelmese hafta sonları ve tatillerde, buranın halkı halen günde 30 TL ye mandalina topluyor olurdu, yakıcı sıcaklarda (kendi ifadeleri, bizim değil). Ama bugün çoğu, mal mülk ve para sahibi olmuş durumda..

Daha da önemlisini söyleyelim: Yerli halk her ne kadar buraya gelip yerleşen yabancılara (Türk) bazen husumet gösteriyorsa da (rakip filan görerekten) o yabancılardan yol, yordam, tarz, ticaret vs gibi çok kazanımlar ediniyordur şüphesiz. Örneğin, bazı arkadaşların ifadesiyle mesela bir nevi köy olan Sığacık’ın halkının bundan 5-10 sene öncesine kadar köyden dışarı çıkıp da Seferihisar’a gitmeleri bile oldukça nadirmiş. Şimdi ise o zamana göre ciddi bir ekonomik ve sosyal gelişim içerisinde oldukları su götürmez. Yani demem odur ki yabancılar buraya kent kültürü ve bilgisinden önemli ögeler de getirebiliyor.

Dolayısıyla başa dönersek, inanınız ki en başlangıçta bu ilçemizin CITTASLOW ünvanını kazanması bir dönüm noktası olarak görülebilir. Burada da hiç ama hiç şüphesiz ki TUNÇ SOYER’ in hakkını doğrudan ve “AMA” filan demeden teslim etmek gerekir. Buradan bir kere daha TEŞEKKÜRLER BAŞKAN.

Diğer konuya gelince, maalesef milletimizin özelliklerinden biri de “GÖREVİNİ” LAYIKIYLA SAHİPLENMEDEN/BENİMSEMEDEN “sallarım başımı alırım maaşımı” veya “dostlar alışverişte görsün” vs. zihniyetidir. Yalnızca belediyede değil, kendi özel deneyimlerimizden de bildiğimiz gibi birçok işyerinde durum aynıdır; Görevini layıkıyla yapmayan görevliler meselesi. Şimdi, buradaki en önemli tenkit Tunç Bey’in kurmuş olduğu sistemde (varsa eğer) kontrol mekanizmasının eksikliğidir. Yani, barınaktaki hayvanlara Tunç Bey gelip kendi hizmet verecek değildir herhalde. Ama o hizmeti vermesi gereken kişilerin çalışmasıyla ilgili değerlendirmeler, raporlar masasına gelebilir ve gelmelidir de. İşte eğer varsa böyle bir eksiklik için tenkit yerinde ve haktır. Bizim de gözlemimiz odur ki “rapor verme” ve dolayısıyla izleme fonksiyonları bırakın mütevazi belediyemizi en ileri (sözde) kuruluşlarımızda bile batı normlarına göre son derece fakirdir ve maalesef “dost, akraba idare et” illeti burada da en büyük düşmanımızdır, gelişme yolunda.

Bu raporlar doğrultusunda eğer eksikler veya hatalar tespit edilirse, bununla ilgili olarak görevini baştan savma veya eksik yapan kişilerden ise “uygun şekilde ve layıkıyla” hesap sorulması gerektiğine inanıyoruz – ki bu bir örnek teşkil edebilsin herkes için.

Bu arada bu vesileyle örneğin AKARCA beldesine götütülen hizmetin son derece FAKİR olduğunu bir kere daha hatırlatmakta yarar var değerli başkanaBundan bir müddet evvel başkan seçimi öncesi Zümrütevler Sitesini ziyaretinde bu satırların yazarının da hazır olduğu toplantıda verilen bazı sözlere rağmen

Toparlarsak.. Son söz olarak, değerli Tunç Bey’den etrafındaki yöneticilerden çok daha düzgün, muntazam, düzenli ve “KAYIRMASIZ” raporlar getirmelerini temin etmesini ve bunlara göre de halkın beklentileri doğrultusunda daha etkin ve süratli tedbirler ve çözümler uygulamasını bekliyoruz… Bunu da, kendisinin çalışmalarını yürekten takdir ettiğimizi bir kere daha belirtmeyi pas geçmeden yapıyoruz.

Onun için bazı eksiklikler varsa bile (ki var) bunun değerli başkandan hesabının “hakaret ve beddua yoluyla” sorulmasını asla kabul etmiyoruz. Ama bu eksikliklerin giderilmesi konusunda gereğinin yapılması için tenkitlerin sonuna kadar arkasındayız. Bu eksiklerin sorumlularının da bunların faturasını mutlaka ödeyeceğinden de emin olmak isteriz doğrusu.

Editör

Konuyla ilgili TUNÇ SOYER’in Facebook sayfasında yayınladığı MESAJ

Sokak Hayvanları Yuvasında yeni bir dönem başlatıyoruz

Bayramda çok yoğun bir “linç”kampanyası yaşadım. Bu örgütlü bir kampanyaydı ve onlarca, onur kırıcı, hakaret içeren, üzücü, ağır mesajlar, mailler aldım. Linç diyorum, çünkü örneğin bu mesajın taşıdığı nefret başka bir söze ihtiyaç bırakmıyor. “Dilerim, bir sonraki bayramı çocuklarının mezarında geçirirsin. Seni başkan yapan halkın Allah belasını versin, soysuz herif”

Kampanya, Sokak Hayvanları Yuvasının bayram tatilinde kapılarının kilitli olması, içeride hayvanların aç, susuz kalmaları, ölen köpeğe ait görüntüler, gönüllülerin içeri girememesi vb iddialarla ortaya çıktı.

Birçok barınakta, hayvanlar birbirini parçalarken, çok feci koşullarda yaşam savaşı verirken ne oldu da, olsa olsa ihmal veya kusur denilebilecek bir takım eksiklikler böyle bir kampanyaya dönüştü? Türkiye’nin belki de en güzel yuvası bu tür iddialarla yaralandı?

Herkesin çok ilgisini çekmeyebilir ancak meraklısı için 13 Temmuz 2015 tarihli bir yazışmayı aktarmam gerek. Bu yazışma, belediyemizle, gönüllüler arasında bir güven sorunu olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki bayramın son günü başlatılan kampanya ile bu sorun daha da derinleşmiştir. Çünkü tehdit ve gözdağıyla sağlıklı bir ilişki kurulması mümkün değildir.

Elbette gönüllülerin katılımı olmadan böyle bir yuvanın yaşaması da mümkün değildir, ancak güvenin yitirildiği bir ortamda birlikte çalışma imkanları ortadan kalkar. Linçe dönen bu öfke seli sağlıklı bir işbirliği sağlamanın önündeki en büyük engeldir. Buna rağmen yazılanların kişisel yanlarını bir tarafa bırakarak, ders çıkarmaya çalıştık ve bu sabah yaptığımız müdürler toplantısında şu kararları aldık;

1) Yuvanın çalışanları gözden geçirilecek, kadro yenilemesi yapılacak, yeni bir veteriner ve tam yetkili bir koordinatör görevlendirilecek.

2) Belediyenin koyacağı güvenlik kameraları ile 7/24 tüm yuva ve tek tek padoklar izlenecek, görüntüler belediye web sayfasından yayınlanacak ve ilgilenenler oraya kadar gelmeden kontrol edebilir hale gelecek.

3) Gönüllü kişiler ve kurumlarla nasıl bir işbirliği içinde çalışacağımızı belirleyeceğimiz bir protokol taslağı hazırlayacağız ve destek vermek isteyen, yuvadaki hayvanlarımıza sahip çıkmak isteyen herkesin hangi usul ve esaslar dahilinde bu katkıyı vereceğini netleştirmiş olacağız, imzaya açacağız.

4) 29 Temmuz 2015 günü saat 14.00 da ilgili herkesin hem işbirliği protokolünü, hem de farklı öneri ve taleplerini konuşacağımız bir toplantı yapacağız. Bu toplantıya bu konuda söyleyecek sözü olan tüm kişi ve kurum temsilcilerini davet ediyorum.

Canımız gibi baktığımız hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmek için daha çok gönüllüyle elbirliği ve işbirliği yapacağımız imkanların artması dileğiyle ve saygılarımla,

Tunç Soyer

Bir yorum bırakabilirsiniz

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

code