Sığacık Pazarı’nda el emeği ürünler mi satılıyor gerçekten de?






PAZAR-GIYSISeferihisar’ın Sığacık mahallesinin Kaleiçi’nde KADINLAR PAZARI dedikleri ve Pazar günleri kurulan çarşı.. Buraya bütün İzmir akın akın gelir.. Yörenin kadınları evde (büyük çoğunlukla) yaptıkları börekler, baklavalar, dolmalar, reçeller ve tabii bahçelerinde yetiştirdikleri sebzeler vesaireyi pazara getirip portatif reyonlar (tezgahlar) üzerinde satarlar belediye tarafından tahsis edilen sokaklarda.. Fiyatlar İzmir’dekinden çok da ekonomik değildir.. Yani pazar “sıfatına” rağmen.. Bununla beraber ziyaretçiler bu ürünlere büyük ilgi gösterirler ve özellikle de yiyecek reyonu sahibi hanımlar da her pazar oldukça yüklü bir hasılatı evlerine götürürler..

Diğer taraftan aynı çarşıda yine pazar günleri muhtelif hediyelik eşyalar, tekstil ürünleri, giysiler ve benzeri ürünler de satılır, yine tezgahlarda..

Buraya kadar bir sıkıntı yok gibi görünmektedir.. Fakat bu pazarın gayesi “yörede yaşayan” kadınların “kendi el emeklerini değerlendirmelerini” sağlayarak hem bu tip sanatsal ve geleneksel becerileri devam ettirmek ve yaymak ve hem de bu kişilerin bütçelerine bir katkıda bulunmalarını sağlamak olarak düşünülmüştür en baştan beri..

Nitekim kuralları titizlikle uygulama iddiasındaki Belediye tarafından pazarda şemsiyelerin hangi tip ve aynı renk olacağına kadar teftiş yapılmakta ve kurala uymayanlara ceza kesilmesi yoluna bile gidilmektedir.

Ama gel gör ki en büyük (maalesef) uygunsuzluk pazarda satılan hediyelik eşya ve de kıyafetlerle ilgili olarak yapılmaktadır. Bazı tezgahlar Kemeraltı (İzmir’in en önemli alışveriş merkezi) gibi yerlerden ucuza temin ettikleri bazı “malları” kendileri yapmış gibi pazarı ziyaret eden kişilere sunmakta, hatta yine “maalesef” bu konuda benim ürünüm diye yalan beyanda bile bulunmaktan kaçınmayarak 3-5 misli fiyatla satabilmektedirler

Gelelim kendi koyduğu kuralı uygulayan belediyenin bu hususta ne yaptığına; Konuyla ilgili gerekli incelemenin layıkıyla yapıldığına inanmak katiyetle mümkün görünmemektedir. Çünkü gözle rahatlıkla görülebilen ve bilinen bazı tezgahlar “ÇOK AÇIKLIKLA” genellikle alıp satmakta ve üzücüdür ki yukarıda belirtilen şekilde ziyaretçileri kandırmakta pozisyonuna düşmektedirler.

Bu durum pazarı ziyaret edenler aleyhine olduğu gibi (çünkü bir yalan veya yanlış beyan söz konusudur) aynı zamanda aynı kategorideki ürünleri kendi mekanlarında bizzat kendi emekleriyle üreten tezgah sahiplerine de kelimenin tam anlamıyla “HAKSIZ” REKABET teşkil etmektedir.

Bu bakımdan bazı tezgah sahipleri “ihtiyaç veya iyi ilişkiler” nedeniyle görmezlikten gelinecek veya hoş görülecekse bu olanağın pazardaki diğer bütün tezgahlara da aynen uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Zira unutmamalıdır ki, bu pazara katılan tezgah sahiplerinin büyük çoğunluğu tabii ki “ihtiyaç nedeniyle” bu uğraş içindedirler ve herkes bir şekilde ev geçindirmekte, çocuk bakmakta, evlat okutmakta veya birşeylere katkı sağlamaya çalışmaktadır.

En az bu kadar önemli olmak üzere hatta daha da önemlisi saygın bir kurum olma iddiası taşıyan Seferihisar Belediyesi’ne de sözünün ve beyan ettiği kuralların arkasında durmak düşer, saygınlığına halel gelmemesi açısından. Yok eğer dostlar alışverişte görsün şeklinde bir uygulama veya duruma göre farklı muamele söz konusuysa insanların gözünde oluşan olumlu imajın diğer şekile dönüşmesi de çok fazla zaman almayacaktır – bugünkü iletişim kanalları ve olanakları düşünüldüğünde.

“AL-SAT” yapılan, yani ürünlerin belirli kaynaklardan alınıp müşterilere satıldığı pazarın adı SEFERİHİSAR CUMA PAZARI’dır bilindiği üzere .. Sığacık Pazarı’nda ise yine yönetimin getirip beyan ettiği kurallara göre ürünlerin alınıp satılması yani ticaretinin yapılması yerine, katılımcıların kendi yerlerinde bizzat kendi emekleriyle ürettiği ürünlerin satılması esastır. Bu konudan mağdur olan çok sayıda tezgah sahibi olmasına rağmen maalesef yönetimin bu anlamda etkin bir denetim yaptığına inanmak mümkün değildir ve de böyle olmadığı da görülmektedir.

Bu yazımızın değerli Başkan Tunç Soyer “en başta” olmak üzere Seferihisar’a gönül vermiş üst düzey yöneticilerin dikkatini çekeceğine ve bu konuda “çok daha ciddi” bir denetim yapılacağına inanmak istiyoruz.

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code