Yayınlandığı Tarih: Sal, Ağu 16th, 2016

Türkiye’de çocuklara yönelik cinsel tacizler ve İsveçli bakanın “suçlayıcı” beyanatı




COCUK-TACIZYer daha doğrusu ekran Türkiye’nin en çok izlenen televizyon kanallarından biri..

Ekranda bir kadın sunucu ve iki yorumcu gündemi paylaşıyor, tartışıyor ve yorumluyorlar..

Bu program, bundan bir müddet öncesine kadar çok daha fazla sayıda “entelektüel ve ülkenin gidişatına duyarlı insan” tarafından izleniyordu. Son zamanlarda ise iktidarın gazabına uğrayarak bayağı format değiştirmek zorunda kaldı ve sanırız bu yüzden bayağı bir “kaliteli” (ne olduğu çok açık) izleyici kaybetti. Format değiştirmek derken “iktidarın yanlışları ile ilgili olarak doğruları konuşan” kıymetli bazı gazetecilerin sesini mümkün olduğunca kesmek en azından program sayılarını filan da azaltarak bariz bir filtre uygulamak zorunda kaldı.

Programda bugün yine malum “32 kısım tekmili birden” şeklinde tartışması halen devam eden darbe teşebbüsü baş konu olmak üzere çeşitli konular konuşulurken, hanım sunucu en sonunda sözü dönüp dolaştırıp bir İsveçli bakanın Türkiye’deki cinsel olaylarla ilgili bir tespit ve yorumu gündeme geliyor – ki yorumda bahsedilenler özetle aşağıda.

Hanım sunucu topu daha doğrusu pası atıyor ortaya, yorumcu arkadaşlar da – ki birisi sarayın sevdiği gazetecilerdendir – pası aldıkları gibi, kaleyi (daha doğrusu tenkit sahibi kişi ve yabancı basını) bombardımana tutuyorlar. Neymiş efendim “Türkiye düşmanlığıymış.. “ filan falan…

Doğru, gerçekten de Türkiye düşmanlığı var, hem de son zamanlarda gittikçe artan bir şekilde… Pekiyi siz ekranda otokontrol uygulayarak konuştuklarınıza eve gidip de vicdanınızla baş başa kaldığınızda aynen inanıyor musunuz? Yani, İsveçli bakanın “Türkiye’de 15 yaşından küçük çocuklara yönelik istismara izin verildiğine” dair ifadesini açamıyor musunuz, bu kadar da deneyimli yorumcular olarak?

Bırak kız çocuklarını, küçük gelinleri filan, Ensar evlerinden haber verin hele bir. Ne oldu, hükümet nasıl kalıcı ve adam gibi tedbir aldı ve ileriye dönük olarak bunları tamamen önleyici nasıl bir plan geliştirdi? Var mı haberi olan içinizde böyle bir şeyden? Yok değil mi?

Pisliğin (hem de bilmem ne hoca lakaplı) biri çıkmış, “buna Osmanlı’da bademleme derler, siz anlamazsınız” filan gibi inanılmaz sapıkça laflar söylüyor. Bunu sizin kanal, diğer kanallar, yazılı basın velhasıl bütün medya yayınlıyor. Resmi otoriteden, yetkili ve görevli makamlardan “tık” yok. Bunu İsveçli bakan gözlemlediğinde “vay be ne güzelmiş bu ülke” diye olumlu şeyler mi düşünsün, yoksa bu kişinin bazı olumsuz kanaat edinmeye hakkı var mı – yani orası Türkiye filan da değil ha, birilerinin bir telefonuyla adamı düşünmekten veya konuşmaktan içeri tıkmıyorlar malum.

Onun için böyle sırf konu olsun diye, bir de “görev icabı” (muhtemelen) top tüfek birilerine saldırarak hamaset edebiyatı yapmadan önce, insan olan insan önce ÇUVALDIZI KENDİNE BATIRIR hele bir, değil mi?

Yani bu ülkenin “maalesef eksik ve yanlış eğitilmiş” birçok insanı (?) sizce çoğumuzun öfke ve nefretle reaksiyon verdiği yanlışlıklara imza atmıyorlar mı – en başta da cinsel sapıklık ve yobazlık açısından?

Kaygınıza saygı duyuyoruz; Ekmek parası kazanmak da lazım… Hayat zor vesaire.. Zaten birçok arkadaş haklı olarak bu hususları bayağı bir titizlikle dikkate alarak “yükselişlerini” sürdürdüler ve halen de sürdürüyorlar… Ama en azından bizim hayranlıkla, sevgi ve takdirle izlediğimiz insanlar bize kalsın… Hiç olmazsa onlar diğer “kümeye” katılmasınlar

Bu arada az daha unutuyorduk; Tartışma Programı derken bir programı özellikle önermek isteriz naçizane; Hani şu duayen bir kadın gazeteci var ya Ayşenur Arslan diyorlar, onu izlemek gerçekten de doyuruyor insanı.. İnanınız ki insan tek kelimeyle “MÜPTELA”” oluyor… Bu kadar mı araştırıcı ve cesur olur bir gazeteci (hiç şüphesiz ki etik aynı zamanda) ve programa bu kadar mı hakim olur, aynı zamanda misafirleriyle bütünleşirken?

Herkese tavsiye ederiz, mutlaka herkes izlesin 🙂

 

Bahis edilen konuyla ilgili ayrıntılar şöyle:

.. AVUSTURYA’nın başkenti Viyana’da Schwechat Uluslararası Havalimanı’ndaki panoya Kronen gazetesinin yayınladığı, “Türkiye’de 15 yaşından küçük çocuklara yönelik istismara izin verildiğine” dair yazıyla başlayan kriz, İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström’ün de bu ifadeyi Twitter hesabından paylaşmasıyla büyüdü….

http://www.hurriyet.com.tr/panodaki-yakisiksiz-mesaj-krizi-buyuyor-40195445