Yayınlandığı Tarih: Cts, Ağu 27th, 2016

Yavuz Kurkcu ile Seferihisar Sanat Bahçesinde hoş bir Nazım Hikmet gecesi yaşandı




YAVUZ-KURKCU-2
Seferihisar Sanat Bahçesi‘nden çok değerli bir “EDEBİYAT İNSANI” geçti; YAVUZ KÜRKÇÜ.. Kendisi 23 Ağustos 2016 günü bahçeye gelen misafirler ve üyelere hoş bir Nazım Hikmet gecesi yaşattı. (Resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz)

YAVUZ-KURKCUYavuz Kürkçü, Nazım Hikmet’i şöyle anlatıyor kısaca;

“Türk dilinin en büyük şairlerinden Nazım Hikmet aramızdan ayrıldığı 3 Haziran 1963 günü
ardında bıraktığı yapıtlarının çok daha fazlasını yazmıştı. Kalanları bile Türkçe’nin onurunu ve tınısını dünyaya taşımaya devam ediyor.”

Kürkçü’nün, şairin ölüm yıldönümünde yılda bir kez sunduğumu program birer saatlik 2 bölümden oluşuyor. İlk bölümde Türkiye, ikinci bölümde ise Sovyetler Birliği’ndeki yaşamı ve yapıtları inceleniyor.

Yavuz Kürkçü’ye öncelikle Türk diline ve Türk edebiyatına yaptığı hizmetlerden dolayı bu şekilde kıymetli emeğer büyük saygı duyan insanlar olarak gönülden teşekkür ediyoruz.

Yavuz Kürkçü kimdir? Kendi ifadesiyle buraya alalım

“1946 yılında Ankara’da doğdum.

Öğrenimimi çalışma yaşamımla birlikte sürdürdüm. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, İngiliz ve
Amerikan Edebiyatı bölümü mezunuyum.

Çeşitli uluslararası kuruluşlarda çevirmen, kuruluş yıllarında TRT Ankara Televizyonunda yapımcı-yönetmen olarak çalıştım. 1978 yılında Almanya’ya göç etmeden önceki son işimde Orta Doğu Teknik Üniversitesi İngilizce Hazırlık Okulunda öğretim üyeliği yaptım.

Köln’de uzun yıllar Türkiye Öğretmenler Derneği bünyesinde etkinlik gösterirken iki dilli Arkadaş Dergisinin yönetimine ve yazı, inceleme ve çevirilerle içeriğine katkıda bulundum.

1985-1988 yılları arasında Arkadaş Tiyatrosunda oyuncu olarak iki oyunda görev aldım. 1985 yılında AWO örgütünün açtığı Almanya çapındaki öykü yarışmasını kazandım.

Bu programları sunmaktaki amaçlarım çeşitli: Öncelikle benim gençliğimde ülkemizdeki yazar ve şairlerin yapıtlarından okudukları  “şiir matinelerini” özledim; bu özlemimi gidermek istedim.

Şair ve yazarlarımızın yapıtları eliyle yurt dışında dilimizin varlığını sürdürmek, bizim de en önemli varlık nedenimiz. Şairin dediği gibi:”Türkçem benim, ses bayrağım!”  Ruhunun da doyması gerek kişinin; karınca kararınca katkıda bulunmak istedim.

Giderek yaşlandıkça, halkozanlarının  yolundan geçmeyi yeğledim. Ardımda yazılı bir yapıt değil, “bir hoş sedâ” bırakmayı seçtim. Bu sunumların metin ve müziklerini isteyenlere seve seve aktarırım.”

Bu değerli edebiyat insanının sunumları hakkında çok daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler için